• Ara
  • Kayıt
  • Giriş
  • Fikri Mülkiyet » Kararlar
  • Yargıtay 11. HD.’nin, 24.3.2003 gün ve E. 2002/10575, K. 2003/2752 sayılı kararı
  •  

    “Tanınmış marka ne Türk markalar mevzuatında ne de yabancı kanunlarda tarif edilmemiş, bu husus mahkeme içtihatlarına ve öğretiye bırakılmıştır. Dairemiz tarafından oluşturulan çeşitli kararlarda tanınmış marka, bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak tarif edilmiştir (13.03.1998 gün 1997/5647E. 1998/1704K. 23.03.2000 gün 1999/8859E. 2000/2229K.). Öğretide ise; tanınmış marka kavramı ile, bir ülkenin bir veya bir kaç yöresinde tutunmuş markalar değil, dünya çapında olmasa bile, yurt içi ve yurt dışında ilgili çevrelerce bilinen Paris Sözleşmesi'ne üye devletlerden birinin vatandaşına veya o ülkelerden birinde yerleşik olan ya da ticari veya sınai işletmeye sahip kişilere ait bulunan markalar kastedildiği açıklanmış olup, diğer bir görüşe göre ise; (Bkz. Fikri Mülkiyet Hukuku, Prof. Dr. Ünal Tekinalp-İst. Üni. Hukuk Fakültesi, 1999 sh.379 vd.) Markanın ülke ve uluslararası alanda bu niteliğe sahip olabilmesi için bir işletmeyi veya mamullerinin hizmetlerini simgelemesi ya da süper bir kaliteye sahip olduğunun büyük halk kitleleri tarafından kabul edilmesi gerekir. Buna göre tanınmış markanın iki fonksiyonu vardır. Bunlardan ilki her markada olduğu gibi, diğer rakip mallardan ve hizmetlerden kendi mal ve hizmetini ayırt etmesi, diğeri ise her türlü rekabet kaygısı dışında yüksek bir kaliteyi temin etmesi olarak açıklanmıştır. (Bkz. Tanınmış Markalar, Prof. Dr. Hamdi Yasaman-İst. Üni. Hukuk Fakültesi, Halil Arslanlı'nın Anısına Armağan, 1978, sh. 691 vd.; Yargıtay 11. HD. 15.12.1997 gün 1997/5784-9233 sayılı kararı). Bunun yanında, mevzuatta ise, Uluslararası Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesine göre, sözleşmenin tarafı olan ülkeler menşe memlekette usul ve nizamına tevkifan tescil edilmiş olan markanın o surette himaye göreceğini taahhüt etmiş bulunmaktadırlar. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 7 (i) maddesi de buna paralel bir hüküm getirmiş, sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesine göre tanınmış markaların mutlak ret sebebi olarak esas alınacağı öngörülmüştür. Tanınmış marka konusunda Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Tanınmış Markalar Uzmanlar Komitesi'nce de kriterler belirlenmiş olup, yapılacak incelemede bunların da göz önünde tutulması gerekecektir. Somut olayda davacının iddiası yurt içinde ve yurt dışında tanınmışlığa dayalı olup tanınmışlığın tespitinde hakimin şahsi bilgisi tek başına esas alınamaz. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında ve somut olayın özelliği de dikkate alınarak, davacının tanınmışlık konusunda davalı Enstitü’ye yaptığı başvuruya ilişkin belgeler de getirtilmek suretiyle, davacının tüm delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yaptırılarak hasıl olacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
    .
    Kaynak: Kazancı

    #173
    gonderen: ly
    1 yıl once gonderildi
    Bu konu için RSS beslemesi  

    Cevapla

    Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

  • Etiketler
  •  

  •  
        Copyright Legalmenu © 2008. Turk Hukuk Rehberi.Net - Web Tasarim Gelistirme : Lex Designer - Mike Lohar  
    .