| |
“Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazdan sonuç alınamaması üzerine davalı Enstitü kararının iptaline ilişkin olup, böyle bir davada öncelikle halledilmesi gereken sorun, marka tescil başvurusunda bulunan ve başvurusu kabul edilip gerekli prosedürün başlatıldığı, marka tesciline karşı itiraz eden tarafın Enstitü kararına karşı itirazından sonuç alamayıp böyle bir davanın açılması karşısında, verilecek karardan doğrudan hakkı ve hukuku etkilenecek olan kişinin (tescil başvurusunda bulunan) davada taraf haline getirilmesi, davaya karşı beyanda bulunması ve delillerini ibraz etme hakkı tanınması zorunludur. Nitekim, mahkemece de, önce davacı tarafa bu yönde önel verilmiş ve davacı ilgili kişiye de husumet yönelterek davalar birleştirilmiştir. Hal böyleyken, diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapılarak savunma hakkı tanınması gerekirken, bu davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden aksi düşünce ile yargılamanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, esasen, yabancı kökenli bir sözcük olan İMAJ markasını davacı değişik şekil ve figürler ile ve kozmetik emtiasında kullanmak üzere önceden tescil ettirdiğine ve davalı tarafın tescil başvurusunda bulunduğu İMAGİNE sözcüğünün, davacı taraf markasının orijinal yazılışından ibaret ve aynı anlamı ifade eden bir sözcük olduğunun, hatta davacı taraf ürünlerinde kullanılmak istendiğinin açıkça belli olması karşısında, mahkemenin aksi yöndeki görüş ve değerlendirmelerinde de isabet bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı M... Gmbh Co'ya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinin sağlanarak, bu davalının savunma ve delil sunmasına olanak sağlanması ve gerektiğinde, yukarıda açıklanan ilkeler ve yabancı davalının savunma ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
.
Kaynak: Kazancı-YKD, Temmuz 2002, C. 28, S. 7, sh. 997
|
#169
gonderen: ly
2 yıl once gonderildi |