| |
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır.
.
Bu Kanun Hükmünde Kararname, markaların korunmasına ilişkin esasları, kuralları ve şartları kapsar.
|
#94
gonderen: ly
2 yıl once gonderildi |
| |
T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E:2005/13979, K:2007/827, T:25.1.2007
“Davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davalılardan TPE'ye karşı açılan dava "Smirnoff" ibareli markanın tanınmış marka olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kurum hasım gösterilerek açılan bu davada mahkemece anılan markanın tanınmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
.
Bir markanın tanınmışlığının tespit ve tescili ileride yapılacak muhtemel tecavüzleri önleme, karışıklığa, markanın itibarı ve şöhretinden yararlanmaya yönelik tescillere engel olma gibi sonuçlar doğuracağından bu yönde yapılan bir tespitte hak sahibinin hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla marka sahibi markasının tanınmış marka olduğunun tespiti ile tanınmış marka olarak Kurum nezdinde tutulan sicile kaydını isteyebilirse de somut olayda davalı nezdinde yapılmış bir tanınmış marka tescil başvurusu bulunmadan markanın tanınmış olduğunun tespiti doğrudan dava yolu ile istenmektedir. Oysa ki Türkiye'de marka tescili konusunda tek yetkili Kurum olan TPE'ye başvuruda bulunmadan doğrudan tescil davası yolu ile bu sonuca ulaşılmak istenilmesi markaların tescili sistemine de uygun düşmemektedir. Markanın tanınmışlığı yönünde TPE'ne başvurulup, tescil prosedürü tamamlanmadan, bu yönde TPE Başkanlığı tarafından yapılacak inceleme sonucu verilecek karar beklenilmeden doğrudan anılan Kurum aleyhine dava açılmasında esasen hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu durum karşısında açıklanan başvuru şartı yerine getirilmeden doğrudan TPE Başkanlığı aleyhine açılan tanınmışlığın tespiti davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tanınmışlığın tespiti yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı TPE Başkanlığı yararına bozulması gerekmiştir.”
|
#95
gonderen: ly
2 yıl once gonderildi |
| |
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2004/11522 K. 2005/9010 T. 30.9.2005
“Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 556 sayılı KHK'nın 1, 9 ve 14. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalıların marka sahibinin iznine dayalı olarak anılan madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için "M..." ibaresinin tescilli markanın kapsadığı 9. sınıf emtia üzerinde kullanılması zorunludur.
.
Dava dışı K... Müzik...Ltd. Şti. adına tescilli "M..." ibareli markanın kapsadığı 9. sınıf emtia "pikap, görüntü-ses kayıt bantları ve kasetleri..." olduğuna göre; marka koruması da bu emtianın aynı veya benzerleri ile sınırlıdır.
.
O halde, "M..." ibaresinin bir fonograma kaydedilerek kaset halinde çoğaltılıp piyasaya arz edilen müzik albümünde "albüm adı" olarak ve çeşitli organizasyonlarda grup adı olarak davacılarca kullanılması eylemlerinin lisanslı marka hakkı kapsamında bir kullanım olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak suretiyle davacıların dava hakları belirlenmelidir.
.
Davalıların iddia olunan eylemlerinin lisanslı marka hakkına dayalı bir kullanım olmadığının anlaşılması halinde ise; davacılar vekili müvekkillerinin bir grup halindeki özgün tarz ve dansları ile tanıttıklarını iddia ettiği karaktere verdikleri "M..." adına yönelik tecavüzün önlenmesini talep ettiğine ve FSEK'nın 83. maddesi ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayandığına göre; davacıların bu isim ile yarattıkları karakterin öncelikle 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre "eser" sayılıp sayılmayacağı ve bu yolla "M..." adının FSEK'nın haksız rekabet başlığı altında düzenlenen 83. maddesi hükümlerinin uygulanamaması halinde ise; bu kez de uyuşmazlığın TTK'ca düzenlenen haksız rekabet ilkeleri gözetilerek çözüme kavuşturulması zorunludur.”
|
#96
gonderen: ly
2 yıl once gonderildi |