<?xml version="1.0"?><!-- generator="bbPress" -->

<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
>

<channel>
<title>Fikri Mülkiyet Konu: Yargıtay 11. HD.’nin, 9.11.2000 gün ve E. 2000/6135, K. 2000/8767 sayılı kararı</title>
<link>http://www.fikrimulkiyet.net/kararlar/</link>
<description>Fikri Mülkiyet Konu: Yargıtay 11. HD.’nin, 9.11.2000 gün ve E. 2000/6135, K. 2000/8767 sayılı kararı</description>
<language>en</language>
<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 07:25:50 +0000</pubDate>

<item>
<title>ly konu: "Yargıtay 11. HD.’nin, 9.11.2000 gün ve E. 2000/6135, K. 2000/8767 sayılı kararı"</title>
<link>http://www.fikrimulkiyet.net/kararlar/topic/yargitay-11-hd%e2%80%99nin-9112000-gun-ve-e-20006135-k-20008767-sayili-karari#post-142</link>
<pubDate>Per, 26 Mar 2009 15:38:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>ly</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">142@http://www.fikrimulkiyet.net/kararlar/</guid>
<description>&#60;p&#62;“556 sayılı Markalar Hakkında KHK'nın 5. maddesinde ifadesini bulan marka tanımına göre marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşulu ile bu maddede sayılan her türlü ad ve işarettir. Bu işaretin marka olarak tescili ise, aynı düzenlemenin 7 ve 8. maddelerinde belirlenen engellere tabi olmama koşuluna bağlanmıştır...dava konusu &#34;Multicanal&#34; sözcüğünün marka olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı ve ayrıca tescile engel bir halin var olup olmadığı konusuna dönüldüğünde, mahkemenin de kabul ettiği üzere anılan sözcük, çok kanallı TV. veya radyo hattı anlamını ifade etmektedir. Bu birleşik kavramın, ilk sözcüğü &#34;Multi&#34; çokluğun yani KHK'nın 7/1-c maddesindeki &#34;miktara&#34; yönelik bir sözcük, ikincisi &#34;Canal&#34; ise TV veya radyo hattını belirten bir sözcüktür. İki markada bulunması gereken ve onu diğer markalardan farklılığını sağlayacak &#34;ayırt edicilik&#34; unsurunu taşımadığı gibi, yukarıda da değinildiği üzere sadece cins, çeşit ve miktar belirlemeye yönelik bu sözcüğün marka olarak tesciline 7/1-c maddesi de engel teşkil etmektedir. Her ne kadar davacı vekili, dava ve temyiz dilekçelerinde anılan sözcüğün ilk defa müvekkilince kullanılarak tanıtıldığı, ayırt edicilik niteliğinin kazandırıldığı ve bu sebeple KHK'nın 7/son bendine dayanarak tescil isteminin gözden kaçırılmış olduğunu ileri sürmüşse de dosya içindeki davacı tarafından Patent Enstitüsüne yaptığı başvuruda bu hükme dayalı tescil talebi olmadığı gibi, anılan Enstitü'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na vaki itirazında da bu maddeye dayalı bir itiraz sebebi ileri sürülmemiş bulunmasına göre, taleple sınırlı olarak inceleme yapıp karar vermeye yetkili kurulun bu kararına karşı açılacak davada bu talebin dışında bir iddia ile dava açılması da mümkün bulunmadığından ve nihayet bu konuda mahkemeye hiçbir delil ibraz dahi edilmemiş bulunmasına nazaran, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bu yönden de bir isabetsizlik görülmediğinden...”&#60;br /&#62;
.&#60;br /&#62;
Kaynak:   Kazancı-YKD, Ağustos 2001, C. 27, S. 8, sh. 1204-Erdal Noyan, Marka Hukuku, Adil Yayınevi, 2003, sh. 98; Karahan, Hükümsüzlük, sh. 52
&#60;/p&#62;</description>
</item>

</channel>
</rss>

